Sayı: 60     Ağustos 2010
Ana SayfaSon Sayı:61Eski SayılarZiyaretçi DefteriDergimiz Hakkında
Paletim & Renkler

 

 

 

Karar Zamani

 

 

Günaydın Sevgili Dostlarım.

 

Hiç farkında olmadan bir sene  geçmiş  Kalbime üç STENT  takılmasından.

İyi ve kötü  heyecanlı ve mutlu  günlerle  geçen bir sene .  En tehlikeli olan ilk üç ay sonra daha az tehlikeli  ikinci üç ay ve son olarak  kalan  bir imtihan son 6 ay.   Hepsi geçti  . 

Çok sevip saydığım dostum  Prof. Dr. Cüneyt Türkoğlu hocama elimde kan tahlillerim gittim.

Hal hatır sorduktan sonra . Kan Tahlillerine baktı  “ yahu bu nasıl şey  hepsi  normal hudutları içinde  fevkalade  güzel dedi. “ 

Sonrada rutin kontrollere başladı    Kalp dinleme,  EEG  ,  Tansiyon  , Ekokardiyografi , efor testi  ve daha bir  sürü şey.  Bir makineden öbürüne az çok  yarım saatten biraz fazla sürdü.

 

Bizim Hocanın bir huyu vardır ( 24 senedir tanıştığımızı düşünürseniz  artık iyi tanıyorum kendisini)

Muayene esnasında hastayla  hiç konuşmaz  sadece  dön ,yat.  Kalk gibi  komutlar verir  ve birde yanındaki asistanına  gerekenleri söyler . yüz ifadesi  hiç bir  şey belli etmeden.

 

Neyse……………..

 

Muayeneler bittikten sonra elimde test sonuçları tekrar odasına döndük .

Ve o zaman  bana gülerek  “ Beni çok şaşırttın   bu kadar kısa zamanda  çok büyük iyileşmeler oldu. Bünyen stent’leri bu kere gayet  iyi  kabullenmiş .  Verdiğim ilaçları  ve yapman gereken perhizi de  bu bir sene müddetle yaptığın şekilde devam edersen  bu stent‘lerle   uzunca bir müddet problemsiz  bir hayat sürebilirsin.  Eğer ilerde bir problem olursa  o zaman bu stent ‘lerin  içine birer tane daha koyarız böylelikle hayatında kalbinle büyük bir problem olmadan yaşama imkanın olur.

Bu sadece ve sadece  senin elinde eğer aynı disiplinle devam edersen bu hayat yarışını kazanıp  mutlu olursun.  “ dedi

6 Ocak 2011 de tekrar buluşmak üzere teşekkür edip ayrıldım.

 

Evet dostlar  gördüğüm kadar  bundan sonrası Kalbimle olan problemlerde  ( anlaşalım kalbimle maddi  problemlerinde , Manevi problemleri  daha sonra gözden geçireceğiz sizinle ) benim tutumum

Hayatımda ki safhaları belirleyecek.

 

Eh bizde elimizden geleni yapar  ve  bu vefakar kalbimizi üzmemeye çalışırız.

 

S60s07Audio1 Ahkalbimvahkalbim(sıra1)

Bu videoyu oynatmak için Flash Player'i yükleyiniz.


 

 

Sayıların insan hayatındaki önemi çok büyüktür. Sayılar olmadan bir dünya düzeni düşünebiliyor musunuz ? Ortaya çıkacak kargaşayı.  Değerleri nasıl tasnif edip derecelendireceğimizi ve daha bir çok şeyi.  İnsanoğlu yazıdan önce basit olarak  sayıları ve saymayı keşfetmiş.

 

Şimdi bir bakalım  10 a kadar sayı sıralamasında her sayını siz tarafınızdan verilen değer Ölçütü   1 2 3  bunlar çok küçük bir miktarı gösteriyor. 4 5  ilk üç den bir derece daha fazlasını  6  artık  büyük  ölçünün ikinci basamağını  7  büyükler arasında  ikinci basamağı  8 9 ve 10   onlar büyüklüğü temsil eden rakamlar olarak değerlendirilir

 

Bende  doktora gitmeden  ve döndükten sonra içimde ki bir soruya cevap arayışı başladı .

 

Bende artık  7  ile başlayan yaşı olanlar gurubundayım hatta birde arkasında sıfır olunca bu bayağı  büyük bir rakam oluyor.

Kaç sene yaşadın  veya kaç yaşındasın diye sorulduğunda  sen 70 küsur diye cevap verdiğinde o soranın yaşına göre çok değişik bir değer taşıyor. Soran 20 yaş ve küçükse  sen onun için erişilmesi çok güç bir dağ gibisin.  70 sene yaşamış  benden  55 veya 50 sene daha büyük.  İnsan bu kadar zamanda neler yapar neler

Eğer  20 – 40 yaşlarındaysa soruyu soran   yaa hiç de göstermiyorsunuz der fakat içinden  epey yaşlıymış aramızda  40 – 30  sene fark var . Ama fena değil genç gösteriyor. Acaba ben nasıl olacağım o yaşta .  Soran  50 yaş ve üstündeyse o zaman hemen kendisiyle bir mukayese yapıp ona göre bir netice çıkarır.

Yani demek istediğim  yaş meselesi  GÖRECELİ bir değerdir . Soranın kendi yaş ve sıhhat durumuna göre değişen bir şeydir.

 

Ama şu da gayet açıktır ki ( her ne kadar şimdi  ihtiyarların çıkardığı bir modaya göre  60 – 70  hatta 80 veya 85 e kadar insanı  yaşlı değil de OLGUN  veya ikinci baharını  yaşıyor diye  sayıyorlar ) ama aslında  70 yaşında ki normal sıhhatteki bir insan artık yaşlanmış bir insandır gerek tıp bakımından gerekse  fizyolojik olarak.

                                                      S60s07Audio2İkincibahar(Sıra2)

Bu videoyu oynatmak için Flash Player'i yükleyiniz.


 

İşte bende 7 le başlayan iki basamaklı yaşlar grubuna dahil olduğumdan  ( her ne kadar  Hocanın da söylediği gibi ve benim de kendi yaşamımdan  farkında olduğum gibi ) Ama  her ne kadar  her gün sabahları  06.00 – 6.30 arası kalksam ve 5 km yürüsem de ( kış yaz )  ayrıca vücudumdaki  bütün uzuvlarım tam olarak faaliyet  gösterebilecek  durumda olsa da ve gerek fizik gerekse psikolojik olarak kendimi  45  li yaşlarda  his etsem de  bazı  hayatımızı ve ondan sonradaki dönemimizi çok ilgilendiren  hususlarda  bir karara varmak zamanının geldiğine inanıyorum.

Bunları bir kaç parçaya bölerek  yavaş yavaş  ve teferruatlı bir araştırma yaparak her türlü fikrin üzerinde durarak bir neticeye bağlamak gerekmektedir.

 

Evet ilk önce problemi  bütün açıklığıyla ortaya koyalım.

 

Mesele  ÖLÜME HAZIRLANMAK

 

Biliyorum bu pek insanın her an duyabileceği bir mevzuu değil. Ama ben bir problemi yok sayarak veya  devamlı erteleyerek  bir neticeye varılamayacağına inananlardanım.

 

Şimdi bu meseleyi de  bir kaç iç bölüme ayırmak gerekir .

 

ÖLÜM :  Ölüm insanlar için bir çok değişik şey ifade etmektedir.

                 Tanrıya inanalar için  hangi  Dinden olursa olsun( Musevi - Hıristiyan ve İslam ) İnandıkları Tanrı aynı olduğuna göre  ölümden sonra gidilecek olan  ve hayatın değişik bir form altında devam eden ( ama devamlı ama belli bir müddet ) bir  ÖTEKİ ALEM   varlığıdır

                 Tanrıya İnanmayanlar  için : Tanrıya inanmayan ( Ateist) olanlar  ve Materyalist olanlar ise

Ölümün her şeyin bittiği an olduğu  onun ne bir geri dönüşü nede bir devamı bulunduğu tabir caizse ölüm anı ( elektrik düğmesinin söndürüldüğü ) ve insanın ondan sonra bir varlığı ve ruhu olmadığına  göre   HER ŞEYİN BİTTİĞİ ANDIR

                 Bunun yanında insanlar daha değişik yüzlerce inançlara da inanmakta.

                 Kısaca ele alırsak : Budizm – Hinduizm- Sikhizm – Paganizm – Şamanizm ve  bir çok daha.

 

Evet bunları ortaya koyduktan sonra samimi olarak sizin hangisine ait olduğunuza karar vermeniz gerekir. Zira en mühim karar budur. Bu vereceğiniz karar  fiziksel olarak  tam bir netice vermese de

Hiç olmazsa o verdiğiniz karar doğrultusunda  ÖLMÜNÜZÜ  ,ÖLÜM ANINIZI – O ANDA  UYGULANACAK  ADET ÖRF VE RİTÜELLERİN HAZIRLANMASINI VE AYNI ZAMANDA SİZİN DE  GEREK  MANEVİ OLARAK GEREKSE MADDETEN  BU YOLCULUĞA HAZIRLANMANIZ SÜRECİNİ

BAŞLATMANIZ GEREKİR.

 

Şimdi burada en zor olan  Tanrı’ya inanmak veya  Ateist olmak arasındadır.

 

Bugün dünya nüfusu tahmini  7 milyara yaklaşmakta  bunlardan 4 milyar civarı yapılan anketlerde

Tek Tanrılı dine inandıklarını beyan etmişlerdir.

Buna karşılık ise de  Ateist – Agnostik ‘ler  1.1  milyar

Dinlerin inanan sayılarına göre sıralanışı aşağıdaki listede yer alıyor.
İnananlar sayısı bakımından en büyük din topluluğu Hristiyanlar.
İkinci sırada ise Müslümanlar yer alıyor.

1.Hristiyanlık – 2.1 milyar
2.İslam – 1.3 milyar
3.Seküler/Dinsiz/Agnostik/Ateist – 1.1 milyar
4.Hinduizm – 900 milyon
5.Budizm – 708 milyon
6.Çin geleneksel dini – 394 milyon
7.Ana yerli inançlar – 300 milyon
8.Afrika geleneksel ve diasporal – 100 milyon
9.Sihizm – 23 milyon
10.Juche – 19 milyon
11.Tinselcilik – 15 milyon
12.Musevilik – 14 milyon
13.Bahailik -12.5 milyon
14.Mormonizm – 12 milyon
15.Yehova’nın Şahitleri – 6.7 milyon
16.Jainizm – 4.2 milyon
17.Şinto – 4 milyon
18.Cao Dai – 4 milyon
19.Zerdüştlük – 2.6 milyon
20.Tenrikyo – 2 milyon
21.Neopaganizm – 1 milyon
22.Üniteryan Üniversalizm – 800.000
23.Rastafari akımı – 600.000

Yukarıda  2009  senesine göre sıralama gösterilmektedir.

 

Görüldüğü gibi  Tek Tanrıya İnananlar 

 

Hıristiyan  2.1 milyar

İslam  1.3 milyar

Sihizm  23 milyon  ( İslam dininin bir kolu )

Musevilik   14 milyon

Mormonizm   12 milyon

Yehova Şehitleri   6.7 milyon

 

                        Yekün :  3.456 milyar   Yani dünya nüfusunu  tahmini % 50 si

 

 Tek Tanrı’ya inanmayanlar  yani hiç Tanrıya ve dine inanmayanlar  1.1 milyar

 

 Buna karşın muhtelif inançlara tapanlarda tahminen  3.057 

 

 Buda dünyada ki nüfusun az çok diğer % 50 si demektir.

 

Onun için  ilk önce insanın kendisini  derin derin  inceleyerek  Halen inandığını düşündüğü inanca hakikaten inceleyip doğru olduğuna inandığından mı  bağlıdır yoksa  kendisi dışındaki muhtelif faktörler yüzünde mi ? onun kararını vermelidir.

 

Bu Faktörlerin  en mühimi doğduğu anda ki aile , muhit, memleket ortamıdır

 

En geneli aile  ortamıdır ondan sonrada yaşadığı memleket ortamı gelmekte  daha da sonra muhit ortamı.

Misal olarak  halen ülkemizde  inançlı bir Müslüman ailenin çocuklarının küçükten yetiştirilişten olarak İslam Dini esaslarına  uygun sürdüğü bir hayat neticesinde kendisi de Müslüman olmaktadır. Bu genelde İslam ülkelerinde  yetişenler içinde veya İslami bir muhitte yetişenler içinde geçerlidir. Tabii bu misalleri  Hıristiyan ve Musevi dini içinde aynı şeklide kabul etmemiz gerekir.

 

Bu gibi yerlerde yaşayanlardan büyüdükten sonra araştırma yapıp din değiştiren çok az insan vardır.

Ayrıca  mensup olduğu dininde bazı eksik veya kusurlar gören şahsın bunun neticesinde  dinini değiştirmesi de gerekmemektedir . Ancak onlarda daha gevşek bağlarla  bağlı olurlar. Yani dinin emrettiği bütün vecibeleri yerine getirmezler ancak en gerekli olanlarını  tatbik ederler  diğerlerini muhtelif bahanelerle  geçiştirirler .

 

Yani bütün dinler için geçerli birkaç türlü inanış şekli vardır.

 

1-      Şeriatçı denilen yani dinin bütün emirlerini  harfiyen yerine getirenler ( her üç din için geçerli)

2-     Dinin emrettiği en gerekli  şartları yerine getirenler  ( diğerlerini muhtelif şartlar ileri sürerek geçiştirenler ) Her üç Din için geçerli

3-     Gönülden bağlı olanlar  Tanrıya inanalar ama modern hayata uymadığı için bazı şartları yerine getirmeyenler .  Her üç içinde geçerli

4-     Dini sadece inandıklarını beyan edenler  uzaktan takip ediyor gözükenler . Her üç Din için geçerli

5-     Bunu haricinde birde bu dizilimde ayrı mütalaa etmek gereken  Dini Militanlar dediğimiz ve

Din için her türlü fedakarlığı yapacak olan hatta kendilerin öldürebilecek olanlar .

 

İşte ikinci olarak  eğer kendinizi  incelediğinizde dine inanan bir insan olarak kabul ederseniz o zamanda  yukarıda ki listede hangi dereceye girdiğiniz belirlemeniz gerekir.

 

Ancak bütün bu hususlarda Samimi ve hiçbir baskıya tabi olmadan bir karar verirseniz . o zamanda diğer  şartları araştırıp onları da bir neticeye bağladıktan sonra , artık  ömrünüzün  son devresi olan

Seçtiğiniz  inancınıza göre çıkacağınız son yolculuğunuzda ki kademelere hazırlanmalısınız .

 

Bunlarda : Eğer dine inanıyorsanız  öteki aleme çıkacağınız yolculuk için inandığınız dinin size emir ettiği şart ve  örfleri  ve istekleri yerine getirmek .

 

                     Eğer Tanrıya ve Dine inanmıyorsanız ama yinede  öldükten sonra her şeyin yok olacağına ancak bu dünyada sizi hatırlatan  bir hatıra kalmasını istiyorsanız. O zaman  öldüğünüz zaman gömüleceğiniz bir mezar  inşasını gerçekleştirmeyi tasarlayın .

 

 Ama Ben   öldükten sonra hiçbir şey önemli değil derseniz de o zaman her şeye boş verip

 

Nasıl olsa birileri beni gömecek bir delik bulurlar “ deyip  keyifli olarak son zamanlarınızı geçirmeğe Bakınız

 

Sevgili okurlarım bu pek keyifli olmayan ama yinede faydalı olduğunu tahmin ettiğim  yazımın devamını bir daha ki sayımızda okuyabilirsiniz

Bu arada size de  tavsiyem :

 

1-      Çok samimi olarak  kendi kendinizi inceleyip yukarıda ki listede ki yerinizi  dürüstçe belirleyin ( Bu arada bazı insanlar kendilerini sağlama aldıklarını zan ederek (etrafı belki Ama  Tanrıyı pek sanmıyorum ) Tanrıya inanıyormuş gibi görünüp aslında yaşantılarını  inanmayanlarınkine benzer yaşayarak  hem keyifli bir hayat yaşamak hem de Tanrı varsa onun da gönlünü yapıyor görünüp iki tarafı da garantiye almak  istiyorlar.

                Bunun ne kadar onların  bekledikleri neticeyi vereceği  merak ediyorum ?

 

2-    Bu kararı verdikten sonra aldığınız karara göre  ne yapılması gerektiğini gelecek  sayıda tartışacağız.

3-     Size  yardımcı olacak geçen ayın sayısı  sayı 59  yine benim bu sayfamda Sayfa 7  de   Carl Sagan’ın  çok güzel bir yazısını dikkatle okuyarak  bir fikir edinebilirsiniz. Unutmayın eski sayılarda sayı 59 tıklayın ve  Palettim ve Renkler sayfasındaki  bu yazıyı  okuyun:

TANRI’NIN KAPISINI ÇALAN BİLİM(Carl SAGAN)

 

 

Gelecek  sayıda  yazımızın devamını beraberce  değerlendiririz

 

 

Biliyorsunuz bu sayfa benim dostlarımla baş başa her mevzuda dertleştiğim yerimiz. Onun için SENDE diğer dostlarım gibi bana yaz fikrini bildir, derdin varsa anlat. Onlara beraberce ( Çare bulalım demek büyük laf ama ….)  bir masal yazalım. O bile bir nebze üzüntüyü azaltır insanı teselli eder.

 

Sevgili  Dostum bana her ay mail , telefon veya mektupla iletişim kuran sizlere teşekkür ederim , sizlerle beraber karşılıklı sohbet etmek ve dertleşmek fikir teatisinde bulunmak , benim için  çok büyük mutluluk . Onun için SENDE  onlar gibi yaz , çekinme , Burası DOST sayfası .

burhansa@evreninsirlari.net    ADRESİNE MAİL GÖNDER   veya aşağıdaki telefona mesaj gönder telefon et .   0538  368 27 93  

 

Önümüzdeki ay tekrar buluşmak ümidiyle

Sevgiler

burhan

Evrenin Sırları  ©®   Sayı 60 Palettim ve Ben: Sayfa 07    / 217 – 217 – 217 /

 

 

 




Ana Sayfa'ya Dön