Sayı: 60     Ağustos 2010
Ana SayfaSon Sayı:61Eski SayılarZiyaretçi DefteriDergimiz Hakkında
Bilim Teknoloji Sağlık

 

 

 

1.8.2010 – Sayı 60 – Sayfa 3

 

 

Muhtelif  Bilimsel  Olaylar

 

 

Bu sayımızda sizlere  sunacağımız  yazılar :

 

   1 - 270 milyon senelik civata

2- 300 milyon senelik Beyin

   3-  650 milyon senelik Fosill

 

 

 

 

 

 

    270 milyon senelik civata

 

 

1998 yılının Temmuz ayında Rus araştırmacılar çok ilginç bir buluş yapmışlardı. Rusya’nın Kalujsk bölgesinde yapılan arkeolojik çalışmalar sırasında 270 milyon yıl önceye ait bir cıvata bulunmuştu.


Fotoğraf;Focus-1998
Keşfi yapan Rus arkeolog Dmitriya Kurkova:

“Çakmak taşı diye bilinen taşı bulduğumda çok eski olduğunu anladım. Fırçayla üstünü temizleyince bir yüzünde doğal olmayan bir çıkıntı fark ettim. Dikkatli bakınca cıvatayı gördüm. Hemen araştırmaya başladık. Yapılan testler bunun akıl almaz bir keşif olduğunu gösteriyor.”

İçinde cıvata bulunan silisyum taş hızla Rusya’nın bütün büyük bilim akademilerini gezdi. Yapılan analizler, cıvatanın metal özelliğini kaybettiği, çeperini çevreleyen moleküllerin, demir moleküllerinin yerini aldığı ve, asıl önemlisi, cıvatanın ‘‘dinozorlarla neredeyse yaşıt olduğu’’ resmen kabul edildi.

O zaman oldukça yankılanan bu olay sonradan unutulup gitti. İnsanoğlunun tarihi yeniden gözden geçirmesine neden olabilecek ciddiyette bu keşfe Rus bilim adamları 4 neden öngörmüştü;

1. Cıvata’nın UFO’lardan düşmüş olması ihtimali

2. Uzay çöplüğünden meteorla birlikte düşmüş olması ihtimali

3. Hz. Nuh’tan önce yüksek teknolojiye sahip bir dünya uygarlığı vardı

4. Gelecekten geldi; Torunlarımızın torunları zamanda yolculuk yapabilecek teknolojiyi geliştirdiler. Ve günümüzden 270 milyon yıl öncesine yaptıkları bir seyahatte bu küçük cıvatayı düşürdüler. Yani, cıvatayı 270 milyon yıl öncesine gelecek nesillerimiz götürdü

 

 

 

 

300 milyon senelik Beyin

 

 

   Köpekbalığı ve kedibalığı ailesinden bir balığın fosilleşmiş kafatasında 300 milyon yaşında bir beyin Fransız ve Amerikalı bilim adamları tarafından ilk kez gün ışığına çıkarıldı.

PNAS
Paris'teki Ulusal Doğa Tarihi Müzesi'nden yapılan açıklamada 300 milyon yıl öncesine ait fosilleşmiş beynin 3 boyutlu ve X ışınlarının kullanıldığı tomografi tekniğiyle yapılan incelemesinde beyincik omurilik optik loblar ve sinirlerin açıkça tespit edildiği belirtildi.

Amerikan Proceedings of the national Academy of Sciences (PNAS) dergisinde de yayımlanan araştırmada ender rastlanan bir "iniopterigien" balığın kafatasında tespit edilen bu fosilleşmiş beynin bugün soyu tükenmiş olan ve köpekbalıkları ile sıçan balıklarına yakın 50 cm uzunluğundaki bir türe ait olduğu ve Oklahoma ile Kansas kayalıklarında bulunduğu belirtildi. Bu balıklar deniz dibine yakın kesimler ve deniz çamurunun içinde yaşıyorlardı.
Araştırmanın başında yer alan Fransa'nın Pierre ve Marie Curie Üniversitesi'nden Ulusal Bilimsel Araştırma Merkezi yetkilisi Alan Pradel beynin üzerini kaplayan bakterilerden ötürü mineralize olduğunu ardından da parçalanıp fosilleştiğini belirtti.
Paris'teki müze keşfin çok eski omurgalıların evrimleşmesi konusundaki araştırmalarda yeni ufuklar açtığının ve böylece hayattakilerin soyağacı bilmecesinin tamamlanmasına yardımcı olduğunun altını çizdi.

 

 

 

650 milyon senelik Fosill

 

 

635 Milyon Yıllık Fosil Bulundu

 

 

650 milyon sene evvel yaşayan Süngerler

 


Kaya katmanları arasında bulunan 635 milyon yıllık hayvan fosili kanıtları bulunan en eski fosil.

Amerikalı bilim adamları kaya katmanları arasında buldukları 635 milyon yıllık hayvan fosili kanıtlarının şimdiye dek keşfedilenlerin en eskisi olduğunu belirttiler.

ABD'nin California ve Massachusetts Institute of Technology (MIT) üniversitelerinden araştırmacılar "demospongiae" sınıfından hayvanların varlığını teyit edecek fosil kanıtlarını kaya katmanları arasında bulduklarını belirterek bu süngerlerin şu anda bilinen en eski hayvan fosili rekoruna sahip olduğunu kaydettiler.

California Üniversitesi'nden Doçent Gordon Love demospongiae'lerin bir milyar yıl ila 542 milyon yıl önceki Neoproterozoik dönemde ortaya çıktıklarını vurgulayarak aşırı iklim koşullarının bulunduğu bu dönemde biyolojik evrimin hayvanların ve yeni eko sistemlerin ortaya çıkmasını sağladığını söyledi.
http://newsroom.ucr.edu/news_item.html?action=page&id=2016

Love ve meslektaşlarının kaya katmanlarında varlığını keşfettikleri süngerlerde bulunan "steran" adlı bileşenin geniş bir biyokimyasal grupta yer aldığını bildiren uzmanlar doğrudan yaşayan organizmaların izini taşıyan bu bileşenlere aynı zamanda biyo-imleç adı verildiğini ifade ettiler. Araştırma Nature dergisinde yayınlandı.

 

 

Gelecek sayımızda yine  bilim- Teknoloji ve tıp alanından ilginç  haberleri size ileteceğiz

 

 

Bizle iletişime geçmek için    bilgi@evreninsirlari.com   adresine mail gönderebilirsiniz

 

      

   

Evrenin Sırları  ®©    Sayı 60  : Bil.Tek.Sağ  Bilimsel  Haberler Sayfa 03   /201 -219- 255/-116-158-216/

 




Ana Sayfa'ya Dön