|
Sevgili okurlarımız dizimizin VIII bölümü Metafizik
varlıklardan Şeytan hakkında
Size bilgi vermeğe çalışacağız. Exorcism aynı zamanda Kötü
Ruh Çıkarma diye de adlandırılır.
Bu bilgilerin kaynağını mevzularında otorite olan din
bilginleri, ve tarihteki din otoritelerinin yazmış olduğu kitaplar ve kutsal
muhtelif Dinlerin kitapları olacaktır.
Bu sayıdaki yazımız bu dizimizin son sayısıdır . Gelecek
sayıda başka bir mevzu ile yine izsin ilginizi çekecek bir olay
yayınlıyacağız.
Bu sayımızda Ağustos 2010 Sayı 60 de okuyacaklarınız :
1 - Ghostless Haunting
2- The Haunting Story of Buxton İnn
1- Ghostless Haunting Orange Country
Bu hikaye 1980 de başlayıp 1982 son bulan değişik bir Ruhsal
Varlık olayıdır.
Olduğu yer : Kaliforniya Orange Country .
Her şey ben kocam ve genç kızımız şehirde bir ev almamızla
başladı.
Her şeyi daha iyi anlamanız için evvela size kendim kocam ve
kızım ve ev hakkında bilgi vereyim.
Biz 16 senedir evli olan ve basit ama mutlu bir evlilik
yaşayan bir aileyiz. Bizim işimiz geniş toplulukları ( gurupları) eğlence
yerlerindeki toplantılarını organize etmektir. Bu bazen 12 kişilik grup
fakat daha sıkça İki veya dört kişilk guruplar olmaktadır. İçki içmeyiz
ancak bazen bugruplarla bizde iştirak edersek naziden içki kullanırız.
Kocam hiçbir zaman kahve içmez bende çayı tercih ederim. Ben
bazen komşularımla veya işimdeyken kahve içtiğim olurdu. Ama o ana kadar
hç bir zaman bir Kahve yapmak için makinem veya bir özel aletim olmadı.
Şehirde ev alkmak bizim için büyük bir değişiklik ve masraf
sebebi olmuştu. Ön sokak kapım çift kapılıydı. Ayrıca geniş ve yüksek
bir oturma odam yanında bir barı ve yemek odası ve onun yanındada şimdiye
kadar gördüğüm en güzel mutfak bulunmaktaydı.
Bunların hepside iki pencereyle son derece güzel bir manzaraya
bakıyorlardı.
Bu alt katımızdı.
Üst katta ise üç yatak odası . Ebeveyn yatak odasının
yanında onun özel banyosu ve diğer iki oda inde büyük bir banyo odası daha
o katı tamamlamaktaydı.
Kızımın yatak odası evin ön cephesinde bizim yatak odamız
ise arka cephedeydi.
Biz genelde içki içmezdik. Onun için barı bulunan bir ev
almamız aslında lüzumsuzdu.
Annem bize ev hediyesi olarak bir kahve yapmak için
kahvedanlık hediye etmişti.
Halbuki kocamın hiç bie zaman kahve içmediğini ve benimde çok
seyrek zamanlarda kullandığımı da bilmekteydi.
Ev daha yeni yapılmış bir binaydı. Bizden avvel bir sahibi
olmuştu. Eski sahibinin bir rock müziği orkestrası sahibi olduğunu
duymuştuk. Pek öyle tanınmış bir orkestra değilerdi bulabildikleri
işlerde çalarlar ve günün birinde tanınmış olma hayaliyle yaşarlardı.
Bunlar birkaç delikanlıdan oluşmaktaydı. Eğlenmeyi sık sık
içmeyi ve hatta bazende uyuşturucu kullanmayı sevenlerdendiler
1980 senesiydi. Satın aldığımız Emlek servisi bize evde bazı
tamiratların yapılması gerektiğini bildirdiler. Kocaman bir motosikleti
eski sahipleri giderlerken ebeveyn banyosunda unutmuşlardı.
1980 senesinin Noelinden birkaç zaman evvel taşındık.
Eve taşınır taşınmaz bende bir değişiklik oldu.
Birden kahve sever oldum ve sanki bir tiryaki imişim gibi
günde birkaç fincan içmeğe başladım.
Annemin hediyesi olan kahve makinası zaman ayarlıydı. Gece
yatarken her seferinde saatini ayarlıyordum sabah kalktığımda sıcak bir
çaydanlık dolu kahve hazır olsun diye . Gün içindede devamlı maikneinn
içinde hazır kahve olmasına dikkat ediyor ve bol bol içiyordum.
Zamanla düşünce ve hatırlama zorluğu başladı bende. Berak ve
açık bir düşünme imkanım azalmıştı. Geçen ikiseneye tam açıklıkla
hatırlamıyorum tek hatırladığım devamlı olarak evde eğlenceli partiler
tertip ettiğimdi.
Biz ailece ikimizde çalışıyorduk .sizlerde gayet iyi
bilirsiniz ikisi çalışan bir anne baba ve evde
Liseye giden ve yorucu bir eğitim programına sahip bir genç
kızın yaşamının nekadar zor olduğunu tahmin ediyorsunuzdur.
Büyük partiler vemeğe pek zamanımız olmamaktaydı. Zaten
kocamda büyük partileri sevmezdi. O zamanlar ben bu hayatın benim görüş
ve düşüncxelerini zenginleştirdiğini zannediyordum. Şimdi aradan zaman
geçince bundan çok şüpheliyim.
O iki seneden en fazla iki olayı hatırlıyorum.
Kızımın onunla artık neden hiç konuşmadığını bana sorduğunu.
Kahve yapmak ve eğlenmek için partilere gitmeyi istediğimi .
1982 yazında şehir evini sattık ,aynı mühitte başka bir eve
taşındık.
Tekrar çay içmeğe başladım. Artık büyük partilerde eğlenmek
isteğim kalmadı.
Bunun yanında işlerimiz eskisi gibi bir veya iki çiftin
iştirak ettiği partilerin organizyasyonuna döndü.
Aradan
çok uzun bir zaman geçti ama merak ediyorum o ilk orurduğumuz evde ne
vardı. Ve beni orada oturduğumuz zaman zarfında son derece değişik bir
insan haline değiştiren neydi.
Bunu
kızımla da konuştum ( o şimdi kendisi genç bir anne oldu artık ) . Bana o
evi hiçbir zaman sevmediğini ve sanki devamlı olarak yatak odasındayken birisi tarafından
gözetlendiği hisine kapılmış olduğunu . geceleri uyurken sık sık sanki oda
duvarına vurulduğu. Ve birkaç kerede merdivenlerde siyah bir gölge
şeklinde bir şey gördüğünü. Ama bizi üzmemekiçinbir şey söylemediğini
anlattı.
Buna
karşın ben kızımın odasının evin en beğendiğim yeri olduğunu ve her zaman
orada vakit geçirmeği ve hatta kızım olmadığı zaman odasında ki koltuğunda
veya yatağında kahve veya bir bardak içki içmenin bana çok keyif verdiğini hatırladım.
Acaba
niye bana bu kadar rahatlık ve keyif yeren bir oda kızıma kabus gibi
gelmişti . o sesler ve onun gördüğühayaller neydi .
VE en
mühimi evimizi değiştirir değiştirmez her şey nasıl eski haline dönmüştü
ACABA
O EV PERLİMİYDİ: VEYA BENİ BİR RUHSAL VARLIK MI TACİZ ETMİŞTİ ?

Bu hikaye binanın yapılış yılı olan 1800 lere gitmektedir .
The Tavern ( Taverna ) Orrin Granger tarafından inşa edilmiştir. O zamanlar
şehirler arası yolculuklar bir çok atın koşulduğu arabalarla
yapılmaktaydı. Onların yolların üzerindede böyle tavernalar yapılmıştı
orada yolcular yiyecek ve yatacak atlarda da değiştirme imkanı oluyordu.
Burada gecelemş meşhurlar arasında Abraham Lincoln (
Amerika Başkanı ) Charles Dickens,
Ve William Mc Kinley vardı. 1865 taverna sahip değiştirdi
.Yeni ismi The Bixton İnn oldu.
Yarbay Buxton 1905 senesine kadar yeni sahibi oldu.
Bundan sonra birkaç sahip değişmesinin neticesinde bugünde sahipleri olan Orville
ve Audrey a geçti.
Aldıkları bu eski tavernayı yenilemek için iki sene süren
inşaat yaptılar. Bu yenilemenin neticesindede Ruhsal Varlıklar görülmeye
başladı.
Ve bununlada Buxton İnn tavernasını hakiki hayaletli ev
hikayeside başladı.
Bu yazıya başlamadan evvel hafızamı tazeleyip bundan
senelerce evvel 10 yaşında Buxtan İnn de olduğum zamanlara dönmeliyim.
Ohio şehrini ziyarete geldiğimde arkadaşlarım beni ilginç hikayesinden
dolayı Buxton İnde ziyaret etmem gerekitiğini söyleyip getirdiler.
Bana burasını hayaletli bir ev olduğunu ve öyle bir şeyle
karşlılaştığımda korkmamamı söylediler. O zamanlarda kenidimi hayaleten korkmaz
olarak bilerek içimden de hayaletlerle karşılaşmamı temenni ettim.
Hayalet hikayesi yarı karanlık olan kula şeklindeki bar
kısmında başladı. Bu bar Buxton İnn Tavernasının alt kısmındaydı.

The Buxton İnn
Hatırladığım kadar burası dört tarafı taştan duvarla kabaca
örülmüş bir odaydı. Eski püskü bir yerdi ve hikayelerdeki Hayalet
mekanlarına benziyordu.
Bay Orr , beyanında kilitli ön kapının açıldığını ve birisi
içeri girerek üst katta çıkan merdivenlede yürüdüğünü duyduğunu söyledi.
Gidip kim geldiğine baktığında kimsenin olmadığını gördü. Bütün bunlara
ber cevap bulamadı.
İddiaya göre Buxton Inn de çalışnalar,müşteriler ve
sahipleri burada hayalet gördüklerini yaptıkları gürüstüleri
duyduklarını ve kendilerine has kokuları his ettiklerini söylemişlerdir.
Bunun ya Albay Buxton veya Ethel Bournell diğer ismi ile “ Mavili
Kadın” olduğunu tahmin etmektedirler. Ethel Bournell Sahne sanatçısı ve
şarkıcı bu tavernayı 1934 de 1961 e kadar sahibiydi. Onun ölümüyle Buxton
İn ‘in koridorlarında ve müşteri odalarında “ Lady in Blue”
Mavili Kadın görünmerye başlamıştır

Müşteri odaları
Daha başkaları ise devamlı olarak görülmeye fakar baskısı
ve varlığı his edilen bir ruhsal varlığın olduğundan bahsetmişlerdir.
Babam Annem ve misafirlerimiz benim önümsıra
yürümekteydiler Buxton İnn’in koridorlarında yürürken. Hepimiz binanın
ana çıkış kapısına doğru ilerliyorduk. Birden bir şeyin sanki beni takip
ediyormuş gibi bir hisse kapıldım fakat yürümeme devam ettim. Fakat bu his
artınca dayanamayıp birden sert bir şekilde arkamı dönüp baktım. 10
yaşında bir çok tehlikeden haberi olmayan her şeyi oyun kabul eden bir
çocuk idim. Ve bir hayalet görmeyi çok arzu ediyordum. Annem Babam ve
diğerlerinin yürümeye devam etmesine hiç aldırmadım. Bir hayalet görme
sevdasındaydım.
Fakat bütün şüphelerim ve aldırmazlığm geri döndüğümde
benden 5 metre ilerde koridorun öbür başında bir gölge gördüğümde gitti.
O an korkudan ve şaşkınlıktan sanki buz tutmuştum. Koridorun sonunda bana
bakan bir ışık içinde insana benzeyen yarı şefaf bir yaratık duruyordu.
Hafif hafif sanki rüzgara kapılmış gibi dalgalanıyordu. Ne yapacağımı
şaşırdım bağıramadım da . Ancan Annem benim ayay seslerimi duymayınca
nerede kaldım diye arkasına bakınca oda o ışığı gördüğünü ve bana bir şey
olacak diye yanıma bağırarak koştuğunu bu arada da o hayaletin koridorun
köşesini dönüp kaybolduğunu sonradan ifade etti.
İkimizde aynı terde aynı şeyi görmüştük.
İkimizin de hayal görmüş olma imkanı bilim adamlarına
sorulduğunda son derece düşük olduğunu ve tarifin hayelatlerinkne
uyduğunu. Hayaletlerin yürüyüşleri daha doğrusu yer değiştirişleri bizim
gördüğümüz gibi sankihavada asılmış ve uçuyorlarmış gibi olduğunu.
Durdukları zamanda oldukları yerde hafif rüzgara kapılmış gibi
sallanırlarmış.
Bu ikimizin gördüğüne de uymaktaydı.
Daha sonra birkaç kere daha ruhsal Varlıklarla
karşılaştım. Ama o 10 yaşındayken gördüğüm üç boyutlu o şekli ve onun
üzerimdeki baskıyı hiçbir zaman unutamadım.
İstifade edilen eserler :
Allen, Thomas B. - Possessed (1993 / 2000)
Ebon, Martin - Exorcism: Fact Not Fiction (1974)
Erdmann, Steve - The Truth Behind "The Exorcist" - Fate Magazine
(January 1975)
Guiley, Rosemary Ellen - Encyclopedia of Ghosts & Spirits (2000)
Hauck, Dennis William - Haunted Places: The National Directory (1996)
Linzee, David - Infamous St. Louis Crimes & Mysteries (2001)
Longo, Jim - Haunted Odyssey (1986)
Opsasnick, Mark - The Haunted Boy - Strange Magazine (December 1998))
Scott, Beth & Michael Norman - Haunted Heartland (1985)
Stulce, Corey - Based on a True Story (2000)
Taylor, Troy - Devil Came to St. Louis –
Taylor, Troy - Haunted St. Louis (2002)
Personal Interviews & Correspondence
Yukarıda ki ismi geçen kitap yazarlarına bu güzel kitapları için
ve alıntılara gösterdikleri hoş görü için teşekkür ederim.
Ve ilaveten gerek kendi kütüphanemdeki bu mevzuda Fransızca
, İngilizce ve Türkçe 10 000 e yakın kitap ve ayrıca İnternet den elde
ettiğim yüzlerce dokuman
Burhan zihni Sanus
Sevgili okurlarım Ağustos 2010 60 sayımızla 8 aydır devam
eden cin – Melek – Şeytan Parapisikoloji dizimiz sona ermiştir. Size bu
8 ay zarfında Ülkemizde ve dünyada tanınmış bilim adamları , din
bilginleri ve bir çok Din kitabından araştırarak onların bu mevzudaki
düşüncelerini yayınladık.
Ümit ediyorumki bu Ruhsal Varlıklar hakkında yeterince ve
sizi tatmin edecek bir bilgi adinmiş ve hoşça vakit geçirmişinizdir.
Bu 8 ay zarfında bizi mail ve telefonla arayıp bilgi isteyen
düşüncelerini belirten yüzlerce okurumuzada tatmin edici bir hizmet
verdiğimizi tahmin ediyoruz.
Kendilerine Dergimize ve yazılara gösterdikleri ilgiden
dolayı teşekkür ederiz
Gelecek sayımızda yepyeni bir mevzuda yine sizinle beraber olmak
ümidimizle
Sevgi ve Saygılar
Burhan Zihni SANUS
Bizle iletişime geçmek soru sormak veya fikrinizi
bildirmek istiyorsanız
Lütfen bilgi@evreninsirlari.net
adresine mail gönderiniz
İsterseniz ana sayfamızda bildirdiğimiz Telefon
numarasına mesaj gönderebilirsiniz
Sayı 61 Eylül 2010 da görüşmek
ümidiyle
/221-
216- 209 /
|